Neden Pek Çok Yöntem Arasından ACMOS Öne Çıkıyor?
İnsanoğlunun sağlığına bakıldığında gerek analizde gerekse tedavide birkaç aşama bulunmaktadır. Acmos metodu bilimsel ölçüm sayesinde global denge unsuruna detaylı ve eksiksiz bir kavram sunmaktadır. Global enerji dengesinde enerji organizasyonun iki seviyesinin kayda alınması gerekir:

1. Kalbimize doğru (vücudumuzun içinde dıştan içe akan / Centripetal) Yin enerji rezervlerimizin belirlenmesi ve iyileştirilmesi.

2. Maddesel vücudumuzu idare eden Yang enerjisi (kalbimizden dışarı doğru akan enerji / Centrifugal). Vücudun her bölümünün işlevi özel olarak vibrasyonal ölçüm için tasarlanmış bilimsel cihazlar ile derinlemesine incelenir. Herhangi bir organda, fonksiyonda veya bölgede vibrasyonal uyumsuzluk belirlenirse bu uyumsuzluğun nedeninin vibrasyonal açıdan kökünü araştırmak için ciddi bir protokol uygulanır. Organizmanın belli ettiği yerde eksik olan vibrasyonal bağlantı tekrar sağlanır ve uyumsuzluk giderilir. Bu bağlantı Acmos çantasında yer alan fiziksel ve ruhsal düzeni derinliklerine kadar her seviyede tespit edebilen vibrasyonal uyum serisi ile yapılır.

Hastalıkların Vücuda Giriş Aşamasında Engellenmesi
Her insanı çevreleyen manyetik bir alan vardır. Bu alanın düzgün olması insan sağlığı için çok önemlidir. Bu düzgün manyetik alan insanı hastalıklardan korurken, insanın enerjik ve sağlıklı olmasını sağlar. Kendimizi zinde ve pozitif hissederiz. İçimiz yaşam sevinciyle dolar. Üretken oluruz. Fakat günümüz koşullarında bunu sağlamak artık gittikçe zorlaşmaktadır. Etrafımız manyetik savaş alanına dönmüştür. Gerek baz istasyonları, gerek cep telefonları, kirli hava, agresyonlu ortamlar günümüzde sağlıklı insanın bir numaralı düşmanı olmuştur. Bu manyetik alanlara maruz kalmak manyetik alanın delinmesine ve şeklinin bozulmasına neden olmaktadır. Delinen manyetik alanlar kişilerde sinir, mutsuzluk ve derin üzüntülere sebebiyet vermekte, bunun devamında da hastalıklara açık hale gelinmektedir. Tabii ki bu negatif koşullardan hemen çıkamazsak, hastalık kapımızda değil, içimize kötü misafirler olarak yerleşeceklerdir. Sonrasında da büyük sıkıntılar ve rahatsızlık, yani sancılı ve belki de ameliyatlık bir dönem başlayacaktır. Peki tüm bunları yaşamadan hastalıkları kapıda karşılamaya ne dersiniz? Ya da kendinizi enerjik, huzurlu, mutlu hissedip , karşılaştığınız zorlukları bedensel ve ruhsal hasar almadan atlatmaya var mısınız? Cevabınız “Evet” ise takip etmeniz gereken aşamalar şunlardır:

1. Öncelikle vücudumuzda bulunan 7 enerji merkezini (7 çakra) ölçen bir alet olan Lechter Anteniyle, enerjinizi dengeleyip açık hale getirmeliyiz. Açık olan bu kanallardan beden sağlıklı enerjilerle dolar ve bir fabrika yapısına benzetebileceğimiz vücudumuzun düzgün işlemesini sağlar. Organlar yeterli enerjiyle şarj olacağı için, vücudumuzun enerji sistemi doğru şekilde çalışır ve devir daimini sürdürür. Nasıl ki bir farikada, çalışan bir makinenin bozulması bütün üretimi aksatırsa, bizim herhangi bir organımızdaki aksaklık da metabolizmamızı dengesizleştirecek, kendimizi yorgun, saldırgan ve tükenmiş hissetmemize yol açacaktır. Ama bizler bunun nedenini bile bilmeden yaşamımıza devam edeceğimizden, organlarımız çeşitli hastalıklara doğru yol alacaklardır. Nasıl bir fabrikanın işleyişi bozulmasın diye düzenli olarak bakım yapılıyorsa, aynı şekilde insan enerji sistemine de bakım yapılmalıdır. 7 enerji merkezimizin (7 çakra) açık olması birinci sıradaki bakımdır.

2. Sonrasında ellerde ve ayaklarda bulunan ve önemli iç organlarımıza uzanan akupunktur noktalarından, Biofeedback cihazıyla yapılan ölçümlerle, organların mevcut enerji durumlarını buluruz. Biofeedback adı verilen cihazla yapılan bu ölçümlerde, eğer ölçülen organ gereken değerin altındaysa, o organ hasta olduğunun sinyalini veriyor demektir. Bu cihazla yapılan ölçümlerde sağlıklı organların değeri 55-60 arasındadır. 35 ve altındaki değerler, organla ilgili ciddi rahatsızlık olduğunu; 70-90 arası değerler de o organın normalden fazla çalışıp yorgun düştüğünü gösterir. Bu aşama, hangi organın vücut içinde gerekenden az çalışıp güçsüzleştiğini ya da fazla çalışıp yıprandığını tespit etmemize yarar. Ayrıca kişilerin kanser hastalığına ya da kalp hastalığına yatkınlığını tespit edip bunu vücuttan öteleme yöntemiyle ciddi hastalıkların oluşma riskini ortadan kaldırılır.

3. Bu aşamada Stimülatör adı verilen aletle, kişinin vücuduna uygun Homeopatik ilaçlar seçilir. Kişinin ilacı, Stimülatör aracılığıyla kendi vücudunun ihtiyaç duyduğu oranda ve türde seçilir. Bu işleme bir nevi vücutla sessiz konuşma ve vücudu dinleme diyebiliriz. Sonraki aşama da, bu seçilen Homeopatik ilaçların kişinin organlarına akapunktur noktalarından şarj edilmesi işlemidir. Yine Stimülatör cihazıyla, vücudun ihtiyacı olan ilaçlar akapunktur noktalarından vücuda şarj edilir. Vücudumuz şarj edilen bu ilacın gerektiği kadarını bünyesine alır, bu miktar ne gerekenden fazla ne de eskitir.

Tüm bu aşama ve dengelemelerden sonra vücut normal ritmini yeniden yakalar. Yani fabrikanın bakım ve onarımı yapılmış demektir.

Enerji Sistemi
Karma Yasaya göre insanın genetik programı bozulmuştur. Yaratan, canlıların hiyerarşik yapılarını ayrı ayrı programlamıştır, insanı da otobur yaratmıştır. Ama insanoğlu otobur modundan çıkıp, otobur ve etobur moduna geçerek kendi aura algısını bozmuştur. Nedir bu aura: Evrenin derinliklerinden gelen ikincil Kozmik yağmurdan yararlanan, her türlü ruh beden stimilasyonu ve her türlü element ve nitratları vibrasyonel şekilde alabilen ve bunu vücuda aktaran bir ışın duvarıdır. Nasıl ki, Dünya’nın aurası olan ozon tabakası, delindiğinde ve yırtıldığında dünya ve üzerinde yaşayan tüm canlıların tehdit altında olacağını sık sık okumuşsak, maalesef bilim adamları insanoğlu aurasından çok bahsetmemişlerdir. Auranın temas halinde olduğu 7 ana çakra bulunur.

Çakra kelimesi, tekerlek, yani Dünya yani gezegen anlamındadır. Aynı zamanda çark etme çalışma anlamındadır. Işınsal aura duvarın altındaki çakralar, bedenimizin pleksus diye bildiğimiz sinir ağları üzerinde çalışır ve sürekli eylem halindedir. Dolayısıyla bu enerji merkezleri bizim ruhsal, fiziksel, biyolojik ve mental bedenimizi sağlıklı ve dengede kalmasını sağlar. Ve bu çakraların her biri bir gezegenle iletişim halindedir. Her gezegenin değişik karakterleri vardır.

Bu nedenle her canlının doğum anındaki kozmik ve gezegen açılarına göre o kimsenin yaşam karnesi ortaya çıkar.